Cenâb-ı Hak bir hadis-i kudside buyurur; ''Kim Benim velî kullarıma düşmanlık ederse, Ben de ona harb ilân ederim. Kulumu Bana yaklaştıran şeylerin arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım şeyleri edâ etmesidir. (Bununla birlikte) kulum Bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder. Neticede muhabbetime nâil olur. Onu bir sevdim mi, artık Ben onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı(akıl ettiği kalbi) (konuştuğu dili) olurum. Benden birşey isteyince ona veririm. Benden sığınma talep etti mi onu himaye ederim, korurum. Ben yapacağım birşeyde mümin kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddütüm kadar hiç tereddüte düşmedim. O ölümü sevmez. Ben de onun sevmediği şeyi sevmem.'' (Buhari-Rikâk 38)
18 Aralık 2012 Salı
16 Aralık 2012 Pazar
9 Aralık 2012 Pazar
İSLÂM BÜYÜKLERİNİN NAMAZI
Hz.Ömer'i(ra) bir Mecûsi yaralamıştı. Devamlı kan kaybediyordu. Bir müddet sonra kendinden geçti ve bayıldı. Bu bir ölüm baygınlığı idi. Fakat namaz vakitleri girdiğinde kulağına eğilip, ''Namaz Ya Ömer!'' dediklerinde, Hz.Ömer(ra) hayret verici bir irade ile ayılıyor ve haliyle namazını eda ederek ''Namazı olmayanın İslâmiyeti yoktur'' ifadesini tekrarlıyor, sonra yine kendinden geçip bayılıyordu.
1 Aralık 2012 Cumartesi
30 Kasım 2012 Cuma
NAMAZDA HUŞÛ NASIL GERÇEKLEŞİR?
Hatem-i Esam Hazretleri namazın hakkıyla edâsı hakkında şöyle der; ''Evvela namaz için gerekli hazırlığı en güzel şekilde yerine getir. Kâbe'yi iki kaşının arasına al. Sırat'ı ayaklarının altına, Cennet'i sağına, Cehennem'i soluna al. Arkanda Azrail'in(as) canını almak için beklediğini tefekkür et. Bu namaz son namazım olabilir diyerek korku ve ümit halinde, Cenâb-ı Rabbül Alemin'in huzuruna dur. Tahkik ile tekbir al. Ağır ağır ve manasını düşünerek Kur'an oku. Tevâzu ile rükû, huşû ile secde eyle. Bedenin, namazın tabî erkânına devam etsin. Ancak ruhun, daima secde halinde kalsın. O vuslattan bir nefes ayrılmasın. Dolayısıyla namaz için vücûdun yönünü Kâbe'ye çevirirken, kalbin yönünü de Allah'a(cc) çevirebilmek icab eder. Zira gönlün Kâbe'si Allah'tır(cc).''
20 Kasım 2012 Salı
HUŞÛ
Namazın zahiri tarafını fıkıh tanzim eder. Fıkıhsız bir namaz mümkün değildir. Ancak huşûdan uzak, darmadağınık bir kalp ile de namaz muteber olmaz. Dolayısıyla namazın zahirini tanzim eden fıkhî kâideler kalp âlemini tezyin eden manevi kâidelerle bir araya geldiğinde ancak muteber bir namaz kılınabilir.
19 Kasım 2012 Pazartesi
NAMAZA HAZIRLIK
Namaz gibi büyük bir ibadetin kâmil manada îfası için elbette kâmil manada hazırlık zarûreti vardır. Mesela Efendimiz(sav) ''Kim abdesti güzelce alırsa'' buyurur. Bir diğer hadislerinde ise ''Misvak hem temizleyici hem de Allah rızasını kazandırıcıdır,'' buyurur.
Bu hadis-i şerifler ağız ve diş temizliğine işaret ederek bu hususun ehemmiyetini izah etmektedir. Diş macunu ve fırçası ile dişlerin temizliği temin edilmekle beraber, misvak kullanmakta pekçok sıhhi faydalar mevcuttur. Bugün tıp bunu ispat etmiştir.
17 Kasım 2012 Cumartesi
12 Kasım 2012 Pazartesi
İHLASIN ÖNEMİ
Amelin geçerli olması ihlasa bağlıdır. O halde gerçek iman, sırf lafızda kalan bir sözden ibaret değildir. Ameller de bir takım kuru ve ruhsuz hareketlerden ibaret değildir. Gönlün ta derinliklerinden taşan samimi duygularla Yaradan'a inanmak ve O'na(cc) bağlanmak, emir ve nehiylerini şevk ve zevkle kabullenmek ve bu duygu ile amel-i salih icra ederken O'nun(cc) rızasından gayrı bir maksada asla iltifat etmeyip, değer vermemek icap eder. O halde bütün mesele, Allah'a(cc) karşı samimi olmaktır.
Etiketler:
kelime-i şehadet
6 Kasım 2012 Salı
ŞEHADETİ ZEDELEYEN DAVRANIŞLAR
1.Allah'tan(cc) başkasına güvenip, tevekkül etmek: Ayet-i kerimede şöyle buyurulur;''Andolsun ki Allah birçok yerde ve Huneyn harbinde size yardım etti. Hani çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti.'' Tevbe Sûresi(25) Bunun için kul ''İyyake na'büdü ve iyyake nestain''de bulunacak.
Etiketler:
kelime-i şehadet
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)