Tasavvuf erbabına göre himmet; maddi, manevi bütün alakalardan sıyrılarak Hakk'a yönelmek, hatta dünyevi zevkleri , manevi hazları ve Cennet'e ait lezzetleri bile hatırdan çıkararak, kalbini istila etmesi muhtemel olan gaflet bulutu karşısında hemen Hakk'ın rahmetine , ilahi inayete sığınmaktır.
Himmet; iradesinin hakkını vererek bütün hareketlerini yaratılış gayesine bağlayıp, sürekli teyakkuzda , Hakk kapısında el pençe divan duran bir kulun teveccühüdür. Ömrünün her anında iradesini Allah(cc)'ın rızasını kazanmaya hasrederek, O'nun marifeti peşine düşen ve hep O'na yönelen, dolayısıyla içini yalnızca O'na açan, sadece O'nu isteyen ve O'nun maiyetinde boşa geçen bir an-ı seyyaleyi her türlü mazhariyete tercih eden bir Hakk yolcusunun tavrıdır himmet...