1 Mart 2015 Pazar

MUMİNÛN SÛRESİ

1) Muhakkak ki müminler mutluluğa ve başarıya erdiler.

2) Onlar namazlarında tam bir saygı ve tevâzu içindedirler.

3) Onlar boş şeylerden uzak dururlar.

4) Onlar zekâtı verirler.

5) Onlar mahrem yerlerini haramdan korurlar.

8) O müminler üzerlerindeki emanetleri gözetirler, verdikleri sözleri tam tamına tutarlar.
Not; Gerek kendi aralarında verilen sözler, gerekse Allah-ü Tealâ'ya verilen sözlerdir(kulluk sözü). Rabbimiz bir ayet-i kerimede ''Siz ahdinizi yerine getirin. ben de ahdimi yerine getireyim'' buyurmaktadır. 

9) Onlar namazlarını vaktinde eda edip, zâyi etmekten korkarlar. 

10) İşte vâris olanlar, ebedi kalacakları Firdevs cennetine vâris olanlar da onlardır.''
Efendimiz(sav) şöyle buyurmuştur; ''Bana on ayet indirildi ki, kim bu ayetlerdeki buyrukları yerine getirirse cennete gider.''

Cenâb-ı Hak bir ayet-i kerimede buyurur; ''Ey ümmet-i Muhammed! Siz insanların iyiliği için meydana çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği yayar, kötülüğü önlersiniz. Çünkü Allah'a inanırsınız.''Âl-i İmran Sûresi(110)

Ayet-i kerimede beyan olunduğu üzere bu mukaddes görev peygamberimizle sınırlı kalmayıp, âlimler mürşidler ve imkânlarına göre bütün müminlerin görevidir. Hayırlı ümmet olmak için çoğunluğun bu vasfı taşıması gerekir.

20 Şubat 2015 Cuma

ŞÜKÜR VE SECDE

Nimet görülmeden şükredilmez. Şükretmezseniz de iman etmiş olmazsınız. Kul içinde bulunduğu maddi manevi nimetlerin idrakinde olacak ki, böylelikle şükretsin, değilse şükretmez. Şükürsüz kul da nankör bir vasfa sahiptir. Nankörler ise haktan uzaktır. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de pek çok ayet vardır. 

13 Şubat 2015 Cuma

SECDE ET YAKLAŞ!

İnsan ahirette asıl yüzüyle yani sıfatıyla haşrolacaktır. Ağır basan sıfatı ne ise o surete girecektir. Bir ceza-i ilahi olarak suret değişikliği dünyada bir kavim üzerinde tecelli etmiştir ki bu husus Kur-an'ı Kerim'de bildirilmiştir. ''Biz onlara aşağılık maymunlar olun dedik,'' buyurularak o kavmin isyan edenlerinin maymun suretine girdikleri anlatılmaktadır. Ahirette insanın içyüzü ortaya çıkacaktır denebilir. Bir fiil o fiilin failinde muhkem hale gelecek ki artık o kişi o fiilin failidir. İşte esas yüzü odur. Kötü fiillerin faili olmaktan, böyle bir suret değişikliğine düçar olmaktan Yüce Rahman'a sığınırız. 

30 Ocak 2015 Cuma

MENKIBE

Hz.Musa'nın(as) Cennet Komşusu

Hz.Musa(as) birgün 'Ya Rabbi! Cennette benim komşum kim olacak bana bildir de gidip onunla görüşeyim..' dedi. Musa'ya(as) şöyle vahyedildi; 'Falanca beldeye git, orada çarşının başında bir kasap dükkanı var. O dükkanın sahibi olan kasabı gör, o benim veli kulumdur.

27 Mayıs 2014 Salı

MENKIBE


Cennetliklere komşu yapan 'Kazaya Rıza'

İnsan bazen ekonomik darlıklara, ailevi zorluklara, sıhhi rahatsızlıklara maruz kalabilir. İşte bu zorluk ve darlıkların yaşandığı devrelere 'kazaya rıza devri' denir ki, hayatımızdaki gerçek imtihanlar da bu zorluklarla dolu devrelerde söz konusu oluyor. 

Sıkıntı ve musibetlere maruz insan Rabbin rızasını kazanmayla yüz yüzedir ve bir fırsattır. Hz.Musa(as) Tur'daki münacatında der ki; Rabbim sen kullarından ne zaman razı olursun bildir de ben de kullarına onu bildireyim, hal ve hareketlerini rızanı kazanacak şekilde düzeltsinler. 

16 Mayıs 2014 Cuma

SABIR

Sabır beraberinde neler getirir?
1.Sabırlı insan merhametlidir.
2.Sabırlı insan affedicidir.
3.Sabırlı insan geçimlidir.
4.Sabırlı insan infak ehlidir.
5.Sabırlı insan kanaatkârdır.
6.Sabırlı insan kolay kolay kimseyi kırmaz ve kırılmaz.
7.Sabırlı insan kul haklarına karşı duyarlıdır.
8.Sabırlı insan şükür ehlidir. Sıkıntı içinde olsa da şikayet etmez. 
9.Sabırlı insan günah işlememe hususunda azimli olur. Takvalı olma konusunda sabrın yeri büyüktür.
10.Sabırlı insan ibadet-i taata devam hususunda da başarılı olur velhasıl sabır bütün güzelliklerle beraberdir

2 Mayıs 2014 Cuma

MUAMELÂTTA TAKVA

Muamelâtımız hususunda da takvaya muhtacız. Muamelâtımızda takva dairesi içinde olursak hem günahtan korunmuş oluruz, hem de ibadet hükmüne geçer.

1 Mart 2014 Cumartesi

İBADETTE TAKVA

İbadetlerde takva esastır. Takvası olmayanın ibadetleri geçersiz olma ihtimaliyle baş başadır. İbadeti geçerli kılan ihlas ve takvadır. Hatta denilebilir ki, ihlasla icra edilen bir ibadet takvaya muhtaçtır. Takva bir zırh gibi ihlasla eda edilen ibadettin sevabını koruyacaktır.

26 Şubat 2014 Çarşamba

İMANDA TAKVA

İman takva ile mayalanmazsa kişinin amellerindeki bozukluklar devam eder. Sonra da iman zayıflayıp faydasız bir hale gelir. Cehalet ve hurafeye teslim olur. Bu bakımdan imanda takva son derece mühimdir.

18 Şubat 2014 Salı

İNTİSAB VE BEYAT

İntisab, tasavvufta talip denilen mürid adayının şeyhe ve onun vereceği emirlere bağlı kalması, bağlı kalacağına dair söz vermesi demektir. İntisab, insanın daima hürmet ve bağlılık duyacağı bir büyükle bulunmaya azmetmesi ve onun nasihatlerini ve manevi eğitimini tamamlamaya bir taahhüdde bulunmasıdır.

4 Şubat 2014 Salı

MEVLÂNA HÂLİD ZİYÂÜDDİN BAĞDÂDİ(KS)

İlmi, irfanı ile meşhur bu Hak Dostu hac farizasını edâ maksadıyla yola çıkar ve Şam'a uğrar. Bir Kadîri şeyhinden Kadîri dersi alır. Aynı zamanda icazet de verilir. Haccı edâ ettikten sonra dönüşte Süleymaniye'ye gelir. Muhammed Derviş Azimâbâdi Hazretleri ile görüşür. O da Hindistan'da Abdullah Dehlevi Hazretleri'yle görüşmesini ve O'nun hizmetinde, sohbetinde bulunmasını ısrarla tavsiye eder.

25 Ocak 2014 Cumartesi

HACE ALÂADDÎN-İ ATTÂR(KS)

Buhara'lı zengin bir ailenin oğludur. Zahir ilme meraklı olup; devam ettiği Buhara Medresesi'nde altında eski bir hasır, başı için tuğladan bir yastık ve kitabını koymak için tahtadan bir rahlesi mevcuttu. 

Genç yaşında derviş olmuş, aileden gelen zenginlik gururunu kırmak için Hazret ona elma satmasını emretmişti. Alâaddîn söyleneni yaptı. Fakat kardeşleri gururlarına ve zenginliklerine yediremeyip Alâaddîn'e hitapta bulundular, dayak attılar. 

Bunun üzerine Alâaddîn ağlayarak; ''Benim efendim elma sat dedi. Satacağım, hem nerede derse orada. Dükkânınız önünde bağıra bağıra satacağım. Ne yaparsanız yapın, ben efendimin emrini yerine getireceğim,'' dedi. 

Sonra dergâha geldi. Onun nefsini kırdığını gören Hace Hazretleri ''Oğlum Alâaddîn! Elma satma işi tamam. Kardeşlerinin nefsinin kabardığını, senin nefsinin geberdiğini gördüm. Bundan böyle sohbetlere devam et, ilmini irfanını tamam et. Cenâb-ı Hak muinimizdir,'' buyurmuş. 

Böylesi teslimiyeti, sadakât ve azmi sebebiyle Hak dostları kervânına dahil olmuş ve pek çok kimsenin hidayetine vesile olmuştur 

Sözleri;
Bu yola giremeyenlerin yolunu kesen, kendi benlikleridir. İnsanların külli ilme ulaşamayışları kendi cüz'i ilimlerinden  geçemeyişlerindendir. İradesini Hakkın iradesinde, kudretini Hakkın kudretinde yok etmeyen Hakka varamaz. 

14 Ocak 2014 Salı

ŞEYH BAHAÜDDİN NAKŞİBEND(KS)

Bahaüddin Nakşibend Hazretleri'nin teslimiyetinden bir örnek; Bir gün Bahaüddin Nakşibend Hazretleri hocasını görme arzusuyla yollara düşer. Mevsim kış, omuzunda kürk ve ayağında çarıkla binbir çile ve zorlukla hocasının bulunduğu mescide ulaşır.

Bundan sonrasını Hazret'ten dinleyelim; Oraya vardığım zaman Seyid Hazretleri'ni ve dervişleri toplu olarak oturmuşlar buldum. Şeyhim Emir Külal Hazretleri'nin mübarek nazarları bana ilişince; ''Bu kimdir?'' diye sordu. Beni tanıyınca da; ''Onu buradan derhal dışarı atın!'' diye işaret etti.

1 Ocak 2014 Çarşamba

HİZMET

Kur'an-ı Kerim'de Mevlâ buyurur; ''Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü men eden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.'' Â-li İmran Sûresi(104)

Müfessirler genelde bu ayetin farz-ı kifaye olduğuna hükmetmişlerdir.

Tebliğde dikkat edilecek en mühim husus ise yine Kur'an'daki şu ayet-i kerime ile belirlenmiştir; ''Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz? Allah katında en büyük günah, yapmayacağınız şeyleri söylemenizdir.'' Saff Sûresi(2-3)

Bu ayetten yola çıkan Hak dostu müfessirin beyânı ise şöyledir; yapmadığını ve yapma cehdi, gayreti, azmi içinde olmadığı halde emr-i ilâhiyi başkalarına tebliğ etmenin vahyin bereketinin, feyzinin kesilmesine sebep olacağıdır. Tutarsız sözler, kuru ve yavan hale gelir ki böylesi bir tebliğ de Allah'ın(cc) kanunlarına terstir. Yapılan işin tesir ve devamlılığı da ihlaslı olmaya bağlıdır. İhlas ve samimiyet olmadan yapılacak böyle kudsi bir vazife asla istenen neticeyi vermeyecektir. Netice vermesi bir yana ahirette sahibine vebal olacaktır.

15 Kasım 2013 Cuma

MUHTELİF AYET VE HADİSLER

Resûlullah'ın(sav) duası: ''Allahım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.''

''Allahım! Kur'an'ı bizim için her türlü hastalıktan şifa, dünyada ve öldükten sonra candaş, dünyada ve kabirde yoldaş, kıyamette şefaatçi, sırat üzerinde Burak, cehenneme karşı set, cennette arkadaş ve bütün hayırlara sevk eden rehber ve önder kıl. Bunu fazlın, cömertliğin, keremin ve rahmetinle lütfeyle. Ey merhametlilerin en merhametlisi ve cömertlerin en cömerti duamızı kabul buyur. Allahım! Kendisine hak ile batılı ayırt eden Kur'an-ı Hakim'in indiği zata  Efendimiz'e(sav) ve O'nun bütün aile ve ashabına salât ve selâm eyle. Amin.

5 Kasım 2013 Salı

MUHTELİF HADİSLER

Hz.Muaz bin Cebel(ra) der ki; Resûl-ü Ekrem'e geldim ve 'Bana bir tavsiyede bulun' dedim. Efendimiz(sav) şöyle buyurdu; 'Elinden geldiği kadar Allah'a karşı takva sahibi ol. Bulunduğun her taşın ve her ağacın yanında Allah'ı zikret, işlediğin kötü işten dolayı da gizlisine gizlice, açığına açıkça Allah'a tövbe et.''

''Zekâtınızı vermekle malınızı muhafaza, fukaraya tasadduk ile hastalarınızı tedavi, dua ve tazarru ile belâ ve mesâibi reddediniz.''

''Kim kendisine sığınanın dileğini imkânı olduğu halde keser, ikmal etmezse, Allah-ü Tealâ da onun dileğini kat eder(yani keser).''

3 Kasım 2013 Pazar

EY İNSANLAR! ARANIZDA SELÂMI YAYINIZ

''Her kim varlığını Hakka ibadete ve (taate), O'nun yolunda hizmete adarsa, Cenâb-ı Hak da o kulunun her ihtiyacını karşılar ve onu hiç ummadığı yerlerden rızıklandırır. Kim de tamamen dünyaya dalar, Rabbini unutursa Allah da onu dünya yurdunun mihnetleri ve meşakkâtleriyle başbaşa bırakır.'' Hadis-i şerif

''Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret de olsa hiçbir iyiliği hor görme.'' Hadis-i şerif

''(Kendisini fuhşa salmış bir kadın) bir gün çok susamış, dili damağı birbirine yapışmış bir vaziyetteyken bir kuyuya rastladı. Kuyuya inip kana kana su içti ve susuzluğunu giderdi. Yukarı çıkınca kuyunun kenarında zor nefes alan, susuzluktan dili sarkmış, toprağı yalayan bir köpek gördü. Bu da benim gibi çok susamış deyip tekrar kuyuya indi, çarığını su ile doldurup onu dişleri arasında tutarak dışarı çıktı ve köpeği suladı. Allah-ü Tealâ bu davranışından dolayı onun günahlarını affetti.'' Hadis-i şerif
Bu hadisi şerh eden âlimlerin görüşü; Allah(cc) o kadını hidayet eyledi ve kadın günahlarına tövbe edip, nefsini ıslah eyleyerek salihler zümresine katıldı.

25 Ekim 2013 Cuma

MUHTELİF AYET VE HADİSLER

''Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin.'' Mâide Sûresi(1)

''Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir.'' İsrâ Sûresi(34)

''Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur, kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.'' Fetih Sûresi(10)

19 Ekim 2013 Cumartesi

MUHTELİF AYET VE HADİSLER

''Bir müminin diğer bir mümine gıyabında duasından daha çabuk kabul edilen hiçbir dua yoktur.'' Hadis-i şerif

Efendimiz'in(sav) dualarından;
''Allahım! Senin gazabından rızana, azabından affına ve Sen'den yine Sana sığınırım. Seni lâyık olduğun şekilde medh-ü senâdan âcizim, Sen kendini nasıl medh-ü senâ etmişsen öylesin.''

''Dua ibadettir, ibadetin iliği ve özüdür. Allah katında O'na dua etmekten daha kıymetli bir şey olamaz. Allah kendisinden bir şey istemeyeni(yani dua etmeyi kendisine yedirmeyeni) azâba uğratır. Sıkıntı ve darlık zamanında duasının kabul olmasını isteyen kimse, bolluk ve rahatlık zamanında da duayı bol yapsın. Rabbimiz Hayy ü Kerim'dir. Bir kul elini açınca onu boş bırakmaz. Kime ki dua kapıları açılmıştır, ona hikmet kapıları açılmış demektir. Dua; rahmet kapılarının anahtarı, müminin silahı, dinin direği, göklerin ve yeryüzünün nurudur.'' Hadis-i şerif

12 Ekim 2013 Cumartesi

CEMAAT, NİKÂH, İLİM

''Birlik ve beraberlikten (cemaatten) ayrılmayın. Kurdun sürüden ayrılan koyunu kaptığı gibi şeytan da birlikten ayrılan insanı kapar, vesveseye atar. Allah'ın lütuf ve ihsanı birlikte olanların üzerinedir. Ayrılıp dağılanlara değil!'' Hadis-i şerif

''Büyüklere saygı göstermeyen, küçüklere sevgi beslemeyen bizden değildir.'' Hadis-i şerif
Not: ''Bizden değildir'' kelimesini iyi anlamak gerekir. Bu ve başka hadislerde 'bizden değildir' beyanına muhaddisler şöyle açıklama getiriyorlar; ''Bizim İslâmi prensiplerimiz, düsturlarımızdan değildir''. O kişiler 'bizden, İslâm'dan değildir demek yanlış anlayıştır.